Nafile Namaz Kılmanın Mekruh Olduğu Zamanlar

Şu durumlarda nafile namaz kılmak mekruhtur:

1-Sabah namazının vakti girdiğinde iki rekat sünnetinden başka nafile kılmak.

2-İkindi namazından sonra nafile kılmak.

3-Akşam namazından önce nafile kılmak.

4-Cuma günü hatip minbere çıktıktan sonra Cuma namazını kıldırıncaya kadar nafile kılmak.

5-Sabah namazının sünneti haricinde farz için kamet getirilirken nafile kılmak.

6-Bayram namazından önce ve sonra camide nafile kılmak.

7-Cem-i takdim veya te’hir yaparken farzların arasında nafile kılmak.

8-Farz namazın vakti dar olduğunda nafile kılmak.

9-Tuvalet ihtiyacı varken nafile kılmak.

10-Yemek hazır olup, namaz kılarken yemeği düşüneceği bir durumda nafile kılmak.

Allah-ü A’lem…

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 49)

Kerahet Vakitleri

Kerahet Vakitleri

Üç vakitte farz veya vacip olan bir ibadetin yapılması uygun değildir.

1-Güneşin doğma vaktinden bir miktar yükselişine (yaklaşık yarım saat kadar) kadar olan zaman dilimidir.

2-Güneşin istiva denilen tam tepe noktasına geldiği vakitten zeval denilen ve bir şeyin gölgesinin uzamaya başladığı vakte kadar olan zaman dilimidir.

3-Güneşin sararmasından batmasına kadar olan zaman dilimidir.

Bu vakitlerde hazır hale getirilen cenazenin namazı, secde ayetinin secdesi gibi ibadetleri bu vakitlerde yapmak mekruh olmakla beraber sahihtir.

Bu üç vakitte nafile ibadet etmek ise her ne kadar bir sebebe binaen de yapılsa, tahrimen mekruh görülmektedir.

Allah-ü A’lem…

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 48)

Namazları Cem Etme

İki namazı bir namaz vaktinde cem etmek caiz olmaz. Yalnız Arefe günü hac için Arafat’ta bulunan hacılar cemaatle öğle ve ikindi namazını öğle vaktinde cem ederler. Bu uygulamaya “Cem-i takdim” denmektedir.

Hacılar, Müzdelife’ye vardıklarında ise akşam ile yatsı namazlarının ikisini birlikte yatsı vaktinde kılarlar ki buna da “Cem-i te’hir” adı verilir.

Bu iki cem şeklini Peygamberimiz yaptığı için hacta bu şekilde yapılmaktadır. Hanefilere göre bunların dışında cem caiz değildir.

Allah-ü A’lem…

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 47)

96-Alak Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 19 ayettir. Sure, adını ikinci ayette geçen “alak” kelimesinden almıştır.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

1-Yaratan Rabbinin adıyla oku!

2-O, insanı “alak (kadının rahim duvarına yapışan hücre topluluğun)”dan yarattı.

3-Oku! Senin Rabbin en cömert olandır.

4-O, kalemle yazmayı öğretendir.

5-İnsana bilmediğini öğretendir.

6, 7-Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.

8-Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.

9, 10-Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?

11, 12-Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidâyet üzere ise; ya da takvayı (Allah’a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa!?

13-Ne dersin engelleyen, Peygamberi yalanlamış ve yüz çevirmişse!?

14-O Allah’ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?

15, 16-Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.

17-Haydi, taraftarlarını çağırsın.

18-Biz de zebanileri çağıracağız.

19-Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.

Namaz Vakitleri (Namazın Sebebi)

Namazın sebebi, namaz vaktinin girmesidir. Namaz vakti beştir. Vakit girmediği zaman kişinin üzerine namaz farz hale gelmemektedir.

Sabah Namazının Vakti

Fecri sadık adı verilen ve ufukta genişlemesine yayılan aydınlığın oluşumu ile başlayan ve Güneşin doğumuna kadar devam eden süredir. Fecri kazib adı verilen ve tek çizgi halinde dik şekildeki aydınlık, sabah namazının vaktinin girdiğini göstermemektedir. Sabah namazını mümkün olduğunca Güneşin doğumuna yakın kılmak müstehaptır.

Öğle Namazının Vakti

Güneşin tepe noktasından ayrılmasını takip eden vakitte başlayıp, her şeyin gölgesinin bir veya iki misli oluncaya kadar devam eden süredir. Güneşin tam tepede olduğu zamana “İstiva vakti” adı verilmektedir. Bu zaman dilimi kerahet vakitlerinden sayılmaktadır. Ebu Hanife, gölgenin iki misli olması gerektiğini, Ebu Yusuf ve Muhammed ise bir misli olması gerektiğini söylemişlerdir. Yazın ve havanın bulutlu olduğu günlerde öğle namazını biraz ertelemek ve kışın ilk vaktinde kılmaya çalışmak müstehaptır.

İkindi Namazının Vakti

Gölgenin bir veya iki misli oluşundan, Güneşin batımına kadar olan vakittir. Güneşin renginin henüz sararmadığı vakte kadar ertelemek müstehaptır.

Akşam Namazının Vakti

Güneşin batışından, şafak denilen kızıllığın bitmesine kadar olan süredir. Bulutlu olmayan akşamlarda akşam namazını erken kılmak müstehaptır.

Yatsı ve Vitir Namazının Vakti

Şafak kızıllığının bitiminden sabah namazının vaktine kadar olan vakittir. Tertibe riayet etmek için vitir namazı yatsıdan sonra kılınmaktadır. Yatsı namazını gecenin üçte birinin sonunda kılmak ve vitir namazını gecenin son kısmında kılmak müstehaptır. Vitir namazına kalkamayacağını düşünen biri ise yatsıdan sonra kılabilir.

Allah-ü A’lem…

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 46, 47)

Namaz Kime Farzdır?

Namazın Bir Kişiye Farz Olması İçin

1-Müslüman olması,

2-Buluğ çağına ulaşmış olması,

3-Akıllı olması gerekmektedir.

Ayrıca Müslüman çocuklarına yedi yaşında namaz emredilir. On yaşına geldiklerinde namaz kılmayan çocuklar odun vb. kullanmadan el ile vurularak uyarılırlar.

Allah-ü A’lem…

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 46)

Leşin Derisi Nasıl Temiz Hale Gelir?

Dini olarak kesilmeden ölen bir hayvanın derisi kimyasal maddelerle veya topraklama, güneşte bekletme gibi tabaklama yöntemleriyle temiz ve kullanılabilecek hale getirilmektedir. Ancak insan ve hınzır (domuz) derisi hiçbir şekilde kullanım için temiz sayılmamaktadır.

Eti yenmeyen hayvanın derisi dini usullere uygun kesildiğinde temiz addedilir. Ancak eti yenmez. Kanı akıcı olmayan şeyler de öldüklerinde necis olmazlar. Örnek olarak tüy, kanat, boynuz, tırnak, kemik verilebilir. Bunlarda yağ olmadığı müddetçe hüküm böyledir. Sinir denilen kısım ise necis sayılmaktadır. Misk kedisinin misk elde edilen torbası temiz olduğuna hükmedilmektedir.

Allah-ü A’lem…

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 45)

95-Tin Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 8 ayettir. “Tin”, incir demektir.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

1-Tin’e ve zeytin’e andolsun.

2-Sina dağına andolsun.

3-Bu güvenli şehre (Mekke’ye) andolsun ki,

4-Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.

5-Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.

6-Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükafat vardır.

7-(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap, mükafat ve cezayı yalanlıyor?

8-Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?

Necaset Nasıl Temizlenir?

Pisliğin görüldüğü yerdeki necaseti temizlemek ve zor değilse eserini bile gidermek ile o şey temiz sayılır. Kalıntısını gidermek zor ise o halde temizlenmiş addedilir.

Necaset görülmüyor ise üç defa su ile yıkamak ve her yıkamada da sıkmak suretiyle necaset temizlenmiş olur.

Elbise ve bedenden necaseti temizlemek için su veya benzeri akıcı (sirke, gül suyu gibi) temizlik malzemeleri kullanılmaktadır.

Mestler ise necasetin olduğu yeri ovalamak suretiyle temizlenmiş olur. Kılıç vb. ise silmeyle temiz hale gelmektedir.

Necasetin olduğu toprakta necaset kurusa ve eseri görülmeyecek bir hale gelse, orada namaz caizdir. Ancak teyemmüm alınamaz. Orada bulunan ağaç ve ot ta temiz sayılmaktadır.

Bir necaset istihale yoluyla da temizlenebilir. İstihale yolu, bir şeyin başka bir şeye dönüşmesidir. Örneğin bir leşin tamamen tuza dönüşmesi onun temiz sayılmasını gerektirmektedir. Ateşte yanarak küle dönen necis bir şey de böyledir. Kuruyan meni de bedenden veya elbiseden, ovalayarak temizlenmektedir. Yaş halde bulunan meni ise yıkanmakla temiz hale gelir.

Allah-ü A’lem…

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 44, 45)