Kalp, Kaş veya Göz İle İma Edilerek Namaz Kılınır Mı?

Namazda rukü ve secde edemeyecek kadar rahatsız olan bir Müslüman namazı ima ile kılmaktadır. İma, oturarak namaz kılan birinin rukü için biraz eğilerek rukü etmesi, biraz daha fazla eğilerek secde etmesidir.

Bu şekilde ima ile namazını kılamayacak bir Müslüman, kalp, kaş veya gözle ima ederek namaz kılamaz. İma edemeyen kişi namazlarını iyileşinceye kadar tehir eder ve iyileşirse namazlarını kaza ederek tamamlar. Özür hali devam ettikçe, namazlarını ertelemeye devam etmektedir (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 94)

Allah-ü A’lem

Hasta Olan Kişinin Namazı

Dinimiz İslam mükemmel bir dindir. Bu dini ayakta tutan ibadetler içerisinde başta namaz gelmektedir.

Namaz, günde beş vakit her Müslümanın bizzat ifa etmesi gereken bir ibadettir. Kazaya bırakılmaması gereken  namazın, hasta halde bile (akıl sağlığı yerinde olmak şartıyla) kılınması gerekmektedir. Ayakta duramayacak kadar hasta olan bir kişi, namazını oturarak kılar ve oturduğu yerden rukü ve secde eder.

Rukü ve secde edemeyecek derecede hastalığı ilerleyen bir kimse ise rukü ve secdeyi ima ile yapar. Secde için ruküda eğildiğinden biraz daha fazla eğilir.

Oturamayacak olan bir kişi de sağ yanına veya sırtüstü yatarak yine ima ile namazını kılar. Başının kıbleye doğru bakması için bir yastık koyması uygun olanıdır. Yatarak namaz kılan bu kişi, ayaklarını kıbleye doğru uzatmamak için mümkün oldukça dizlerini kendine doğru çeker.

İma ile namaz kılamayacak şekilde hastalığı ilerleyen bir kimse namazını, iyileşinceye kadar erteler. Göz, kalp veya kaş ile ima yapılmaz (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 93, 94)

Allah-ü A’lem

Seferi Kimse Kazaya Kalan Namazları Nasıl Kılar?

Bir Müslüman için en faziletli ibadet vaktinde kılınan namazdır. Peygamber Efendimiz (sav) bu durumu biz ümmetine haber vermişlerdir. Ancak namazı vaktinde kılamadığımız zamanlar olabilmektedir. Her ne kadar açık bir mazeret olmadan kazaya bırakmak meşru olmasa da Müslümanlar bu hataya düşebilmektedirler.

İster meşru, ister gayrı meşru bir şekilde olsun seferi bir kimsenin kazaya kalan namazlarını mukim olsa bile iki rekat olarak kılması gerekmektedir. Kazaya kalan namazlarda bakılması gereken vaktin çıktığı andır. Bir namaz vaktinin son anında mukim olan namazlarını tam olarak kaza eder. Seferi ise iki rekat olarak kaza etmesi gerekmektedir (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 92)

Allah-ü A’lem

Seferi Olan Kişinin Namazı

Hanefi alimlere göre bir kimse ikamet ettiği yerin dışında normal bir yürüyüşle üç günlük bir mesafeye yolculuk ettiğinde (yaklaşık 90 km.) namazlarını kısaltarak kılar. Deniz yoluyla ise 60 mil kadar uzaklığa gitmek, seferi olarak sayılmayı gerektirmektedir. Misafir sayılmak için ayrıca 15 günden az olarak orada bulunmak gerekmektedir. 15 gün ve daha fazlası bir süre durulacak olursa, namazlarını tam kılmaya devam edecektir.

Seferi olan bir kimse dört rekatlı farz namazlarını iki rekat olarak kılar. Nafile namazları ise tam olarak kılar. Şayet imam olması gerekirse cemaate durumunu izah ederek onlardan mukim olanların namazlarını tamamlaması telkininde bulunur. Eğer kendisi cemaat ise imama uyarak namazlarını kılar.

Hanefi alimlere göre misafirin namazlarını bu şekilde kılması bir azimettir. Terk edilmesi halinde eğer ilk iki rekatı kıldıktan sonra teşehhüd miktarı oturmuşsa, mekruh olmakla beraber namaz tamamlanmış sayılır. Son kılmış olduğu iki rekat nafile hükmünde değerlendirilir. Ancak ilk oturuşu yapmamışsa farzı yeniden kılması gerekmektedir. Çünkü onlara göre iki rekat kıldıktan sonraki oturuş, namazın son ka’desi olmaktadır (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 89-90)

Allah-ü A’lem

 

Milli Piyango Caiz Midir?

Miladi olarak yeni bir yıla başlarken gündeme gelen konulardan biri de hiç şüphesiz piyango biletlerinin caiz olup olmadığı konusudur. Birçok kişinin bazen çılgınlığa varacak derecede yüzlerce hatta binlerce lira harcayarak milli piyango bileti aldığını müşahede etmekteyiz.

İslamın alışveriş esaslarına baktığımızda iki tarafın karşılıklı rızasına dayalı olarak yapıldığını görmekteyiz. Piyango ve diğer şans oyunlarına baktığımızda belki bir nebze karşılıklı rızanın olduğunu söyleyebiliriz. Ancak karşılıklı rıza, İslami bir alışverişin tek nüvesi değildir.

İslam dini alışveriş esasını belirlerken iki veya daha fazla kişinin karşılıklı olarak ellerinde bulunan şeyleri değiştirme kaydını getirmektedir. Dolayısıyla iki taraf için de bir fayda hasıl olmaktadır. Milli piyango vb. şans oyunlarında ise tek taraflı bir fayda göze çarpmaktadır. Dolayısıyla bu tür oyunlar caiz değildir. Karşılıklı rızanın olması bu gerçeği değiştirmemektedir.

Otobüs ve Uçak Gibi Araçlarda Namaz Kılmak Caiz Midir?

Bir Müslüman nerede olursa olsun beş vakit farz namazını kılmak zorundadır. Ancak otobüs vb. şehirlerarası yolculuklarda namazların farzını kılmak bazen mümkün olmayabilmektedir. Şu kadarı var ki Müslüman bir toplumda bu gibi olaylar yaşanması son derece üzücüdür.

Hanefi alimlere göre araçla yapılan yolculuklarda araç içerisinde veya üzerinde yalnızca nafile namaz kılınabilmektedir. Araç ne yöne dönerse kıble o taraf olduğu kabul edilmektedir. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav) de bu şekilde nafile namaz kılmışlardır. Ancak namazın farzı kılınacağı zaman binilen araçtan inilmesi gerekmektedir (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 84).

Allah-ü A’lem

Oturarak Namaz Kılmak Caiz Midir?

Müslüman için en önemli ibadetlerden biri namazdır. Namaz kılarken kıyam etmek farz namazların rukünlerindendir. Yani farz namazlarda herhangi bir özrü yok ise namazı ayakta kılmak gerekmektedir.

Nafile namaz kılarken ise durum böyle değildir. Bir kimse özür sahibi değilse bile oturarak nafile kılabilmektedir. Ancak ayakta iken kıldığı namaz sevabının yarısına nail olabilmektedir. Otururken sandalye vb. bir şeye değil de yere oturması evla olandır. Kade halinde nasıl oturuluyor ise o şeklide oturarak namazı kılmak, alimlerce tercih edilen şekildir (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 84)

Allah-ü A’lem

Sünnet Namazlar

Hanefi alimlere göre sünnet olan namazlar iki kısma ayrılmaktadır:

1-Sünnet-i Müekkede: Sabah namazının farzından önce kılınan iki rekat, öğle namazının farzından önce kılınan dört rekat ve farzından sonra kılınan iki rekat, akşam namazının farzından sonra kılınan iki rekat ve yatsı namazının farzından sonra kılınan iki rekat sünnetlerdir. Ayrıca Cuma namazının farzından önce ve sonra kılınan dört rekatlı sünnetler de sünnet-i müekkededir.

2-Sünnet-i Gayr-ı Müekkede: Bu namazlar mendup olarak ta Hanefi eserlerde yer almaktadırlar. Bu namazlar arasında ikindi ve yatsı namazlarının farzından önce kılınan dört rekat yer almaktadır. Ayrıca yatsı namazının farzından sonra sünneti dört rekat kılmak menduptur (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 82)

Allah-ü A’lem

Kunut Duaları İle Alakalı Hükümler

Vitir namazında Hanefilere göre kunut yapılmakta ve dua edilmektedir. Kunut duasını bilmeyen bir kişi “Rabbena atina fi’d-dünya haseneten ve fi’l-ahirati haseneten ve kına azabe’n-nar” duasını okur. Bu duayı bilmeyen kimse ise üç defa “Allahümmeğfirli” diyerek ruküya gider.

Sabah namazında Kunut yapan Şafii bir imama uyan Hanefi bir kimse ise imamla beraber ayakta durur ve ellerinin ruküya gidecekmiş gibi yanlarına bırakarak öylece imamın ruküya inmesini bekler.

Ruküda veya ruküdan kalktığında kunut yapmadığını hatırlayan bir kimse, kunut yapmaz ve namazın sonunda sehiv secdesi yapar. Şayet kunut yapmak isterse kunut yapar ve ruküyu tekrar etmeden direk secdesini yapar. Namazın sonunda ise sehiv secdesini yaparak namazını öyle tamamlar.

İmam olan kişi cemaat duasını tamamlamadan ruküya giderse ve cemaat, imama yetişemeyeceği düşüncesine kapılırsa, imamla beraber ruküya giderler ve duayı tamamlamazlar.

İmam kunutu unutarak terk ettiğinde cemaat, kunut yaptıklarında imama yetişebilecekler ise kunut yaparlar. İmama ruküda yetişemeyecek iseler, terk ederler (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 81)

Allah-ü A’lem

Vitir Namazı

Vitir namazı yatsı namazından sonra kılınan ve vacip olan bir namazdır. Üç rekat olarak kılınan bu namazda her rekatta Fatiha ve sure/ayet okunur. İki rekat sonunda oturularak Teşehhüd yapılır ve et-Tehiyyatü duası okunur. Teşehhüdden sonra üçüncü rekata kalkılır.

Üçüncü rekatta sureden/ayetten sonra İftitah tekbiri gibi tekbir alınır ve kıyam halinde iken Kunut duaları okunur ve ruküya gidilir. Ruküdan sonra secde ve tahiyyat ile üçüncü rekat tamamlanarak selam verilir (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 79)

Allah-ü A’lem