Kimler Oruç Tutmayabilir?

İslam dini öylesine güzel bir dindir ki zorluklar karşısında Allah muhakkak bir kolaylık göstermiştir. Oruç ibadeti de kendisinde kolaylıkları barındıran bir ibadettir.

Bakara suresinin 183 ve 184. ayetlerinde oruç ibadetinin faziletinden bahsedildikten sonra kolaylıklar anlatılmaktadır.

Bir Müslüman öncelikle bu ibadeti yapmanın gayreti içinde olmalıdır. Allah’tan gerçekten korkan bir kimse için gerekli olan budur. Ancak her zaman insanın şartları oruç tutmaya elvermemekte, bir takım özürler meydana gelebilmektedir. Bu özürler ayette de geçtiği üzere hastalık veya seferi olma durumlarıdır.

Hasta olan bir kimse hastalığından kurtulduğunda bu kalan oruçları kaç gün ise kaza eder. Hastalığının iyileşme ihtimali yoksa her gün için bir ‘Fidye’ verir. Fidye, fıtır sadakası ile aynı miktardır.

Seferi olmaktan maksat, fıkıh eserlerimizde geçen misafir olma durumudur. Yolcu olan bir kimse, dilerse oruçlarını erteleyebilir ve ne kadar tutmadı ise o kadar gün kaza eder. Her ne kadar bu ruhsatlar varsa da ayeti sonundan anladığımız kadarıyla oruç tutmaya gayret etmek, bir Müslüman için her zaman daha hayırlıdır.

Bu saydığımız haller dışında, yaşlılık, aşırı derecede açlık veya susuzluk, zor işlerde çalışmak, gebe ve emzikli olup bir zarar gelme korkusu ile de orucun kazaya bırakılabileceği Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun vermiş olduğu fetvalar arasında yer almaktadır.

Allah-u A’lem…

Oruç Kimlere Farzdır?

Bir müslümanın oruç ile mükellef olabilmesi için, akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış olması gerekmektedir. bu şartları taşımayan kişiler ise oruç ile mükellef değillerdir.

Küçük çocuklara oruca alıştırmak için yapılan uygulamalar hoş görünse de onları çok fazla zorlamamak gerekmektedir. Çünkü Rabbimiz onları henüz mükellef tutmamaktadır. Bazı uygulamalar ise küçük bedenleri fazlaca zorlayabilmektedir. Bu nedenle İslamı öğretirken onların yaşlarına göre davranmamız gerekmektedir.

Oruç İbadeti Neden Gereklidir?

Allah’ın emir ve yasaklarında kulları için -anlayamasalar bile- birçok hikmetler vardır. Bu emirlerden bir de oruç emridir. Allah-u Teala, Ramazan orucunu farz kılmıştır. Günümüzde oruç ibadetinin faydalarını doktorların hiçbiri inkar edememektedir. Ancak Cenab-ı Hak orucu neden farz kılmıştır?

Bu sorunun cevabını vermek elbette bizim için zor olacaktır. Çünkü emri veren Rab, cevabı bilmeye çalışan ise kuldur. Allah, biz insanların çokça araştırma isteğinden dolayı ayetlerinde bizlere neden orucu farz kıldığını bildirmiştir.

Bakara suresinin 183. ayetinde mealen “Ey iman edenler! Önceki ümmetlere farz kılınan oruç size de farz kılındı. Umulur ki Allah’tan hakkıyla sakınırsınız.”

Ayette geçen ifade açıktır. Oruç ne perhiz için, ne vücudu temizlemek için gereklidir. Oruç, sırf Allah’tan hakkıyla korkup korkmadığımızın bir alameti olarak teşri edilmiştir. Bu nedenle Müslüman olduğunu söyleyip, oruçtan kaçmanın yollarını arayan insanlar ne kadar da dinlerinde samimidirler…