et-Tibyân Fî Ulûmi’l-Kur’ân – Muhammed Ali es-Sabûnî

et-Tibyân Fî Ulûmi’l-Kur’ân – Muhammed Ali es-Sabûnî 

Yakın dönem müfessirlerinden Muhammed Ali es-Sabûnî’nin Kur’ân İlimleri’ne dair te’vil ettiği bu eseri, yeni bir çalışma ve araştırma içeren bir uslupla beraber, Kur’ân’ın nüzûlü, tedvini, cem edilmesi, i’câzı, tefsir ve müfessirlerden bahsedilmekle birlikte oryantalistlerin şüpheleri reddedilmektedir.

el-Burhân, el-İtkân ve Menâhilûl İrfân gibi Ulûmi’l-Kur’ân dalının meşhur eserlerine nazaran, et-Tibyân kısa ve sade oluşu bakımından Kur’ân İlimleri konusunda başlangıç olarak okunabilecek eserlerden birisidir. es-Sabûnî’nin üslûbu, konulara olan vukûfiyeti, kitapta ilk göze çarpan hususlardır.

Kitab on bölümden müteşekkildir;

Birinci bölümde; Kur’ân İlimleri ne demektir, Kur’ân’ın tarifi, faziletleri gibi hususlara değinmekte,

İkinci bölümde; Esbâb-ı Nüz’ul ne demektir, Esbâb-ı Nüzûl’ü bilmenin gerekliliği ve faydaları gibi hususlara değinmekte,

Üçüncü bölümde; Kur’ân’ın peyderpey indirilmesi ve bunun hikmetlerine değinmekte,

Dördüncü bölümde; Kur’ân’ın Cem’i hususuna değinmekte,

Beşinci bölümde, Kur’ân’da Nesh Meselesine değinmekte,

Altıncı bölümde; Tefsir ve Tevil, Sahabeden meşhur müfessirler,

Yedinci bölümde; Tâbiûn Müfessirleri, Medine ve Irak medresesi,

Sekizinci bölümde; Kur’ân’ın İ’câzı ve i’câz vecihleri, Kur’ân’ın gaybî haberler vermesi,

Dokuzuncu bölümde; Üç kısım olarak Birinci kısımda Kur’ân’ın bilimsel mucizeleri, Kur’ân’ın çelişkiden münezzeh olması, İ’câz konusundaki şüphelere cevaplar; İkinci kısımda Dirâyet/Rey Tefsiri, Müfessirin bilmesi gereken ilimler, Rey Tefsirinin cevâzı, kabul edenlerin ve etmeyenlerin görüşleri ve delilleri; Üçüncü kısımda İşârî Tefsir ve Garâib Tefsir, Batınî Tefsir, em meşhur tefsirler,

Onuncu bölümde; Yedi harf ve Kıraâtler hususlarına değinmektedir.

Eserin PDF’ini indirebilmek için; et-Tibyan Fi Ulumi’l-Kuran

96-Alak Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 19 ayettir. Sure, adını ikinci ayette geçen “alak” kelimesinden almıştır.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

1-Yaratan Rabbinin adıyla oku!

2-O, insanı “alak (kadının rahim duvarına yapışan hücre topluluğun)”dan yarattı.

3-Oku! Senin Rabbin en cömert olandır.

4-O, kalemle yazmayı öğretendir.

5-İnsana bilmediğini öğretendir.

6, 7-Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.

8-Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.

9, 10-Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?

11, 12-Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidâyet üzere ise; ya da takvayı (Allah’a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa!?

13-Ne dersin engelleyen, Peygamberi yalanlamış ve yüz çevirmişse!?

14-O Allah’ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?

15, 16-Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.

17-Haydi, taraftarlarını çağırsın.

18-Biz de zebanileri çağıracağız.

19-Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.

95-Tin Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 8 ayettir. “Tin”, incir demektir.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

1-Tin’e ve zeytin’e andolsun.

2-Sina dağına andolsun.

3-Bu güvenli şehre (Mekke’ye) andolsun ki,

4-Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.

5-Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.

6-Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükafat vardır.

7-(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap, mükafat ve cezayı yalanlıyor?

8-Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?

97-Kadr Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 5 ayettir. Kadir gecesinden bahsedildiği için bu adı almıştır. “Kadr”, azamet ve şeref demektir.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahim

1-Şüphesiz, biz onu (Kuran’ı) Kadir gecesinde indirdik.

2-Bilir misin nedir Kadir gecesi?

3-Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

4-Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.

5-O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.

98-Beyyine Suresi

Medine döneminde inmiştir. 8 ayettir. “Beyyine”, apaçık delil demektir.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahim

1-Kitap ehlinden inkar edenler ile Allah’a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.

2-Bu delil, tertemiz sahifeleri okuyan, Allah tarafından gönderilen bir peygamberdir.

3-O sahifelerde dosdoğru hükümler vardır.

4-Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

5-Halbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekatı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.

6-Şüphesiz, inkar eden kitap ehli ile Allah’a ortak koşanlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar insanların en kötüsüdürler.

7-Şüphesiz, iman edip, salih ameller işleyenler var ya; işte onlar insanların en hayırlısıdırlar.

8-Rableri katında onların mükafatı, içlerinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükafat, Rablerine derin saygı duyanlara mahsustur.

99-Zilzal Suresi

Medine döneminde inmiştir. 8 ayettir. “Zilzal”, sarsıntı, deprem demektir.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahim

1-Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı,

2-İçindekileri dışarıya çıkarıp attığı,

3-İnsan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman,

4-İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.

5-Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.

6-O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır.

7-Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükafatını görecektir.

8-Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.

100-Adiyat Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 11 ayettir. “Adiyat”, hızlı koşan atlar demektir.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahim

1-Soluk soluğa süratle koşan,

2-(Koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran,

3-Sabah erkenden baskın yapan,

4-Orada tozu dumana katan,

5-Düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki,

6-İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

7-Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.

8-Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.

9, 10, 11-Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.

101-Karia Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 11 ayettir. “Karia”, vuran, çarpan, kapıyı çalan, yürekleri hoplatan şey demektir. Burada, kıyamet gününü ifade etmektedir.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahim

1-Yürekleri hoplatan büyük felaket!

2-Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?

3-Bilir misin nedir yürekleri hoplatan büyük felaket?

4-O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.

5-Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.

6-İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,

7-Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.

8-Ama kimin de tartıları hafif gelirse,

9-İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye’dir.

10-Bilir misin nedir Hâviye?

11-O, kızgın bir ateştir.

102-Tekasür Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 8 ayettir. “Tekasür”, mal, mülk ve çoluk çocuğun çokluğuyla övünmek demektir.

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahim

1, 2-Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.

3-Hayır; ileride bileceksiniz!

4-Hayır, hayır! İleride bileceksiniz!

5-Hayır, kesin olarak bir bilseniz.

6-Andolsun, o cehennemi muhakkak göreceksiniz.

7-Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.

8-Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz?