DÖRT MEZHEBE GÖRE İSLAM İLMİHALİ – Mehmet KESKİN

Eser Hakkında

Bu eser, Abdurrahman el Ceziri’nin kaleme aldığı “Kitabü’l-Fıkh Alâ Mezâhibi’l-Erbaa” (Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı) adlı eserinin ibadet, helaller ve haramlar, yemin ve adaklar bölümlerini sade bir anlatım ile yeniden işliyor.

“Mezheplerin ittifak edip üzerinde görüş birliğine vardıkları hükümleri; konu başlığı altında topladık, mezheplere göre farklı olan ihtilaflı hükümleri ise alt kısımda mezheplerin adlarını sıralayarak yazdık. Ayrıca anlaşılması zor kısımlara açıklık getiren bazı başlıkları değiştirdik. Yine izaha muhtaç olan kimi hususları dipnotlarla açıkladık. Kur’an-ı Kerim ayetlerinin ve hadislerin yerlerini gösteren kaynak bilgisini okuyucuya kolaylık olması için ayetin ya da hadisin hemen bittiği yere daha küçük karakter ile yazdık. Mezheplerin ortak görüşlerini yansıtan ana bölümü, mezheplerin görüşlerinden kolayca ayırt edebilmek için değişik karakterlerde yazdık. Eser, bu hali ile okuyuculara ve araştırmacılara; bir konuda mezheplerin görüşlerini öğrenmenin yanı sıra bu görüşler arasında mukayese yapma imkanı da sağlamaktadır.”
Mehmet Keskin

Eserin PDF’sini indirebilmek için; DÖRT MEZHEBE GÖRE İSLAM İLMİHALİ

Muhtazar (Ölüm Anı Yaklaşan Kişi) Yanında Ne Yapılır?

Ölüm anı yaklaşan kişiye muhtazar denmektedir. Mümkünse sağ yanına yatırılır. Ancak sağına yatırılmaya zorlanmaz. Başı hafifçe yukarıya kaldırılır.

Kelime-i şehadet ve tevhid, telkin edilir. Söylemesi hususunda zorlanmaz veya emredilmez.

Akraba ve komşularının yanına girmesine müsade edilir. Ancak hayız ve nifaslı olanların girmemesi daha uygundur. Yasin suresi, Rad suresi okunması müstehap olarak görülmektedir (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 119)

Allah-ü A’lem

HZ. MUHAMMED (sav) ve İSLAMİYET – M. Asım KÖKSAL

Müellifin Eser Hakkındaki Önsözü

Bizi, her şeyi yaratan, bitmez tükenmez nimetleri içinde yaşatan Yüce Allah’a hamd ve sena eder; sevgili Peygamberimiz, dünya ve ahirette en büyük rehber ve önderimiz Hz. Muhammed Aleyhisselam Efendimizi ve bütün ev halkını, kendisiyle sohbet ve İslam davasına hizmet edenleri sevgi ve saygı ile selamlarım.

İtalyan müsteşrik Caetani’nin; İslamiyet ve Peygamberimiz hakkında bazı müsteşrik, profesör ve rahiplerin yardımlarıyla yazdığı ve Hüseyin Cahid’in dilimize çevirip İslam Tarihi adıyla yayınladığı 10 ciltlik kitabı beş yıl inceleyerek tespit ettiğimiz sayısız yanlışlar, isnat ve iftiralar hakkındaki “Reddiye”mizi yazdıktan sonra -ki, onu yazmamış olsaydık Peygamberimiz Aleyhisselamın hayatına ve İslamiyete ait bilgileri, başta Kur’an-ı Kerim ile hadis ve sünnet mecmuaları olmak üzere, kaynaklarımızdan derleyip yaymak ve yabancı tercümanları aradan çıkarmak gücünü, azim ve cesaretini belki de kendimizde bulamazdık- Hz. Muhammed Aleyhisselam ve İslamiyet adını verdiğimiz kitabımızı kaleme almak için, ilk işimiz, 31 yıldan beri çalışmakta bulunduğumuz Diyanet İşleri Başkanlığındaki vazifemizden emekliye ayrılmak oldu.

İlk önce, muhtasar birer cilt halinde Meleke ve Medine devirlerini yazmayı kararlaştırıp hemen işe başladık.
Mekke devrini bitirdikten sonra, bu kararımızdan vazgeçip Medine devrinin muhtasar bir özeti yerine, on bir ciltlik geniş bir tarihini yazdık ve bu on bir ciltlik çalışmada:
Mekke devrine ait muhtasar ciltte dayandığımız kaynakları her bahis sonunda topluca göstermemizin yerine; okuyanlara itimat gelsin, araştırma yapacak olanlara da kolaylık olsun diye, her sahifenin altında, o bahsin kısmen veya tamamen bulunduğu kaynakları, cilt ve sahife numaraları ile gösterdik.

Kitabımızda kaynakları konuşturmakla yetindik. Şahsi görüşlerimizle araya girmekten kaçındık.
Karşılaştığımız müphem noktaları, uzun araştırmalar yaparak bulduğumuz bilgilerle aydınlatmaya çalıştık.

Her türlü acz ve noksanımıza rağmen giriştiğimiz bu işte, Yüce Allah lütuf ve yardımını bizden esirgemedi, kesmedi.
Yalnız Peygamberimiz Aleyhisselamın hayatının değil, İslam dininin de bir tarihi niteliğinde sayılabilecek olan; eskilerin de, yenilerin de yadırgamayacakları açık, sade ve akıcı bir dille kaleme alınmış bulunan bu kitabımızdan, her sınıf okuyucunun yararlanacağına ve memnun kalacağına inanıyoruz.

M. Âsım KÖKSAL

Eserin PDF’ini indirebilmek için; Hz. Muhammed (SAV) ve İslamiyet

Hadislerle Nasihatler – Mehmet Zahid Kotku

Nakşibendi Tarikatının meşhur şeyhlerinden olan Mehmet Zahid Kotku Efendi’nin tertip ettiği muazzam eser olan ‘Evrad-ı Şerif’ ile bir kimsenin ilaveten hangi namazları kılacağını, namazlardan sonra hangi sureleri okuyacağını, hangi zikirleri yapacağını, rabıta çeşitlerini anlatmıştır. Kendisi, kimsenin bir kelime dahi ekleyemeyeceği zarafette, sanki Halidiyye’ye merbut yepyeni bir ‘Zahidiyye’ halkası teşkil edercesine, efradını cami, ağyarını mani olan bu ‘Evrad-ı Şerif’ i inşa etmişlerdir.

Zahid Kotku Efendi, bu eserinde İlmin ve Dinin Afetleri, Cennetin Vasıfları, Münafıklığın Alametleri, Namaza Gitmenin Adabı, Biatın Gerektirdiği Şartlar, Kadınların Camiye Gidip Gidemeyecekleri, Cuma Günü Duaların Kabul Saati, Cahillere Karşı Mü’minin Davranışı, Müminlerin Sevincine Vesile Olan Haller, Allah’ın Rahmetinden Uzak Olan Kişiler ve daha birçok önemli husus hakkında varid olan hadisleri izah etmektedir.

Eserin PDF’ini indirebilmek için; Hadislerle Nasihatler

 

 

et-Tibyân Fî Ulûmi’l-Kur’ân – Muhammed Ali es-Sabûnî

et-Tibyân Fî Ulûmi’l-Kur’ân – Muhammed Ali es-Sabûnî 

Yakın dönem müfessirlerinden Muhammed Ali es-Sabûnî’nin Kur’ân İlimleri’ne dair te’vil ettiği bu eseri, yeni bir çalışma ve araştırma içeren bir uslupla beraber, Kur’ân’ın nüzûlü, tedvini, cem edilmesi, i’câzı, tefsir ve müfessirlerden bahsedilmekle birlikte oryantalistlerin şüpheleri reddedilmektedir.

el-Burhân, el-İtkân ve Menâhilûl İrfân gibi Ulûmi’l-Kur’ân dalının meşhur eserlerine nazaran, et-Tibyân kısa ve sade oluşu bakımından Kur’ân İlimleri konusunda başlangıç olarak okunabilecek eserlerden birisidir. es-Sabûnî’nin üslûbu, konulara olan vukûfiyeti, kitapta ilk göze çarpan hususlardır.

Kitab on bölümden müteşekkildir;

Birinci bölümde; Kur’ân İlimleri ne demektir, Kur’ân’ın tarifi, faziletleri gibi hususlara değinmekte,

İkinci bölümde; Esbâb-ı Nüz’ul ne demektir, Esbâb-ı Nüzûl’ü bilmenin gerekliliği ve faydaları gibi hususlara değinmekte,

Üçüncü bölümde; Kur’ân’ın peyderpey indirilmesi ve bunun hikmetlerine değinmekte,

Dördüncü bölümde; Kur’ân’ın Cem’i hususuna değinmekte,

Beşinci bölümde, Kur’ân’da Nesh Meselesine değinmekte,

Altıncı bölümde; Tefsir ve Tevil, Sahabeden meşhur müfessirler,

Yedinci bölümde; Tâbiûn Müfessirleri, Medine ve Irak medresesi,

Sekizinci bölümde; Kur’ân’ın İ’câzı ve i’câz vecihleri, Kur’ân’ın gaybî haberler vermesi,

Dokuzuncu bölümde; Üç kısım olarak Birinci kısımda Kur’ân’ın bilimsel mucizeleri, Kur’ân’ın çelişkiden münezzeh olması, İ’câz konusundaki şüphelere cevaplar; İkinci kısımda Dirâyet/Rey Tefsiri, Müfessirin bilmesi gereken ilimler, Rey Tefsirinin cevâzı, kabul edenlerin ve etmeyenlerin görüşleri ve delilleri; Üçüncü kısımda İşârî Tefsir ve Garâib Tefsir, Batınî Tefsir, em meşhur tefsirler,

Onuncu bölümde; Yedi harf ve Kıraâtler hususlarına değinmektedir.

Eserin PDF’ini indirebilmek için; et-Tibyan Fi Ulumi’l-Kuran

Teşrik Tekbiri

Kurban bayramında farz namazlardan sonra tekbir getirmek her mükellefe vaciptir. Arefe günü sabah namazından başlayarak, kurban bayramının dördüncü günü ikindi namazına kadar 23 vakitte teşrik tekbiri getirilir.

İster cemaatle isterse münferiden kılınsın, mukim olsun misafir olsun, kadın olsun erkek olsun, farz namazı kıldıktan sonra bir defa tekbir getirilmelidir. Unutulan tekbirler hatırlandığında hemen yerine getirilmelidir.

Tekbir: Allah-u Ekber, Allah-u Ekber, Lâ ilâhe illallâhu vellâhu ekber, Allah-u Ekber velillâhi’l-hamd

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 115)

Allah-u A’lem

Ramazan Bayramı Günü Yapılması Sünnet (Mendup) Olan Şeyler

1-Namazdan önce bir şeyler yemek (özellikle hurma yenmesi efdaldir)

2-Gusül almak

3-Misvak kullanmak

4-Güzel koku sürünmek

5-En güzel elbisesini giyinmek

6-Fıtır sadakasını bayram günü vermek (daha önce de verebilir)

7-Bayram günü dolayısıyla sevinmek

8-İmkanı nisbetinde sadaka vermek

9-Namaza giderken tekbir getirmek

10-Namaz kılacağı yere erkenden gitmek

11-Sabah namazını camide kılmak

12-Namaza giderken başka, dönerken başka yolları kullanmak

13-Camiye yürüyerek gitmek

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 113)

Allah-ü A’lem

Bayram Namazı

Bayram namazı yılda iki defa kılınmaktadır. Bunlardan biri Ramazan bayramı gününde, diğeri ise Kurban bayramı gününde kılınır. Cuma namazının şartlarını taşıyan biri için vacip olan bir namazdır. Hutbe okunması şart değildir. Ancak hutbesiz kılınan bayram namazı mekruh görülmektedir.

Vakti: Bayram günü Güneş doğduktan sonra, kerahet vaktinin çıkması ile başlayıp, zeval vaktine kadar kılınabilmektedir.

Kılınışı: Bayram namazı için niyet edilerek tekbir alınır. Sübhaneke duası okunduktan sonra üç defa zevaid denilen tekbirler getirilir. İlk iki tekbirden sonra eller yana bırakılır. Üçüncü tekbirden sonra eller bağlanarak Fatiha ve zamm-ı sure okunur. Rukü ve secde ile birinci rekat tamamlanır.

İkinci rekatta Fatiha ve zamm-ı sureden sonra üç defa tekbir getirilir ve her tekbirden sonra eller yan tarafa bırakılır. Üçüncü tekbirden sonra rukü tekbiri getirilir ve ruküya gidilir. Secde edilerek, ka’de ve selam ile namaz tamamlanır. Namazdan sonra imam minbere çıkarak hutbe okur. Hutbeden sonra dua edilerek namaz bitirilir.

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 112-114)

Allah-ü A’lem

Kadınlar Cuma Namazı Kılabilir Mi?

Cuma namazı haftada bir defa cemaatle kılınması gereken bir namazdır. Cuma namazını cemaatle kılmak, şartlarını taşıyan bir kişi için farzdır.

Cuma namazı kılmak için erkek olmak şart koşulmuştur. Ancak kadınların da cemaate iştirakinin sağlanması amacıyla, kadınların da cuma namazını kılmalarına müsaade edilmektedir. Kendisine cuma namazı farz olmayan herkes, bu namazı kılabilmektedir. Kıldıkları namaz günün öğle namazı yerine geçmektedir (Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 111, 112).

Allah-ü A’lem

Cuma Hutbesinin Sünnetleri Nelerdir?

Cuma hutbesini tesbih veya tahmid ile bitirmek yeterlidir. Ancak bu şekilde kısaltmak mekruhtur. Hutbeyi sünnetleri ile yerine getirmek gerekmektedir. Bu sünnetler:

1-Abdestli olmak

2-Setr-i avret

3-Hutbeye başlamadan önce imamın minbere oturması

4-İmama minbere oturunca ezan okumak

5-Kılıç zoru ile elde edilen beldelerde kılıç sol tarafında kalacak şekilde hutbeyi okumak; sulh yolu ile Müslüman olan beldelerde ise kılıçsız bir şekilde hutbe irad etmek

6-Cemaatin imama bakması ve hutbeyi dinlemesi

7-Allah’ı layık olduğu şekilde hamd ve sena ile hutbeye başlamak

8-Peygamber Efendimiz’e (sav) salat-ü selam getirmek

9-Allah’ın birliğine ve Peygamberimizin O’nun rasülü olduğuna şehadet getirmek

10-Vaaz ve nasihatta bulunmak

11-Kuran ayetlerinden okumak

12-Aralarında oturmak kaydıyla iki hutbe irad etmek

13-İkinci hutbede de hamd, sena ve salat-ı tekrar etmek

14-İkinci hutbede Müminlere istiğfar ve duada bulunmak

15-Cemaatin hutbeyi duyması

16-Hutbeleri mümkün oldukça kısa tutmak

(Nuru’l-İzah ve Necatü’l-Ervah, 110, 111)

Allah-ü A’lem